Model.Title

“En cömert devlet,

en cömert milletiz”

 

Tüm Afrika’nın Dostları Derneği Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin, TV NET’te katıldığı “Günün Ardından” programında, kurban organizasyonu ile TADD’ın Afrika’daki faaliyetlerini anlattı.  

Gökhan Pakkanlılar’ın sorularını cevaplayan Güntekin, kurban organizasyonlarının Afrika için ne anlama geldiğini, rakamsal verilerle açıkladı. 

Sözlerine, “Sana asla geri ödeme yapamayacak birine yardım edene kadar bu hayatı yaşamış sayılmazsın” cümlesini hatırlatarak başlayan Dr. Güntekin, “Çevremizde yardıma muhtaç olan birileri mutlaka vardır. Ama burda çok önemli bir şey vurgulanıyor; sana asla geri ödeme yapamayacak birine. Şimdi biz Tüm Afrika’nın Dostları olarak çok şükür 8 yıldır Afrika’dayız. Kurban faaliyetlerinde bulunuyoruz. Ama biz sadece kurbandan kurbana Afrika’ya gitmiyoruz, hep ordayız. Afrika’da her gün bizim içimizde, biz Afrika’yı her gün yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

ET TÜKETİMİ YOK DENECEK KADAR AZ!

 

Programa katılmadan önce tekrar istatistiklere baktığını, ancak tabloyu “Feci” olarak gördüğünü söyleyen Dr. Bilgehan Güntekin, OECD rakamlarından örnekler verdi, “Kırmızı et tüketimi Batı Avrupa ortalamalarına göre 10’da 1 oranında. OECD ortalamalarına baktım, Etiyopya 2.6 kilogram, ki Afrika’nın en zengin ülkelerinden sayılan Nijerya’da bile 1.3 kilogram. Yani neresinden bakarsanız bakın feci bir tablo var. Bu verileri konuşurken; Afrika’nın geçim kaynaklarına baktığınız zaman tarım ve hayvancılığın en önde olduğunu görüyoruz. Buna rağmen kırmızı et tüketiminin bu kadar düşük olması ayrı bir ironidir, ayrı bir acıdır açıkçası. Bizim hep söylediğimiz şey; dünyanın Afrika’ya borcu var! Bizim de borcumuz var. Ama hamdolsun ki biz devlet olarak da, millet olarak da çok alicenap bir milletiz. Gayri safi milli hasılaya baktığımız zaman devletler arasında en cömert devlet ve en cömert milletiz” şeklinde konuştu.

 

KENDİNE YETEN BİR AFRİKA HEDEFİ

 

Programda Afrika yardım seferlerinden hatıralar anlatan ve Afrikalı yetkililerin kendilerine dostane yaklaşımlarından örnekler anlatan Dr. Güntekin, “Tabii her şeyden önce bu kardeşlerimizin kendilerine yeter hale gelmeleri gerekiyor. Bizim derdimiz  de bunu nasıl başarırız ve onlarla birlikte yeni Afrika’yı nasıl kurarız Yunus Emre’nin güzel bir sözü var; ‘Paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil’ diye. Zaten şu da bir tartışma konusu; ‘İyilik yapan mı daha mutlu, iyilik yapılan mı?’ Bu kesin ve katidir; iyilik yapan daha mutlu. İyilik yapmayı alışkanlık haline getirmiş insanlara bakın. çok huzurlu ve çok keyifli bir hayat sürerler. Bilimsel olarak da bu ispatlanmıştır. ABD’de onkoloji hastaları üzerinde bir çalışma yapılıyor. Bir kısmı iyilik yapıyor, hem ömürleri uzuyor hem de şifa oranları yükseliyor, burası kesin. Aslında biz kendimize iyilik yapıyoruz ve bunun hazzını 7/24 yaşıyoruz çok şükür” dedi.

 

AFRİKA’YA NASIL BAĞIŞTA BULUNULUR?

 

“Günün Ardından” programının sunucusu Gökhan Pakkanlılar’ın “Vatandaşlar nasıl bağışta bulunabilir ve hisse bedeli nedir” sorusu üzerine TADD Başkanı, “Bu sene hisse bedelini 1.700 TL olarak belirledik. Online olarak “kurban.tadd.org.tr” adresinden bağışta bulunup vekalet verebilirler. Ve banka hesap numaralarını yine “tadd.org.tr” sitesinden öğrenip havale veya eft yapabilirler. Online yaptıkları zaman, okumak zorunda oldukları için zaten vekaleti vermiş oluyorlar. Biz bu arada kurbanın bir ibadet olduğunu ve önemli bir ibadet olduğunu unutmayan bir derneğiz. İlahiyat Fakültesi’nden hocalarımızla irtibat halindeyiz, bu işi en doğru nasıl yapabiliriz diye. Çünkü bu herhangi bir organizasyon değil, çok büyük titizlikle sürdürüyoruz. Ekiplerimizi çok ciddi taramalardan sonra seçiyoruz. Tüm işlemlerimizi kayıt altına alıyoruz. Hatta dağıttığımız noktaları da kayıt altına alıp imzalı teslimatla dönüyoruz. Hangi köye ne kadar et verilmiştir bizde bilinir ve kaydedilir. Kesimi de zaten başladığımız günden bu güne kayıt altına alıp bağışçılarımıza gönderiyoruz” diye konuştu.

 

TÜRKİYE’NİN AFRİKA FARKINDALIĞI…

 

“Biz nadir olan sadece Afrika odaklı derneklerden biriyiz” hatırlatmasını yapan Dr. Bilgehan Güntekin, Afrika farkındalığını ortaya koymaya başladıklarından bugüne büyük bir fark olduğunu söyledi ve “Tabii ülke yönetimimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da büyük payı var. Otuzun üzerinde Afrika ülkesine giden lider. Bu kadar fazla Afrika ülkesi ziyaret eden olmamıştır. Bu devletin Afrika’ya bakış açısını çok güzel gösteriyor. Ben buna iş dünyamızın da katılmasını diliyorum. İş dünyamız hala bunun farkında değil. Afrika farkındalığını artırmak birinci önceliğimiz. Ardından eğitim, sağlık ve ekonomik alanlarında iş birliğini artırmak ve ihtiyaç duyulan konularda doğrudan yardımda bulunmak için kurulduk. Bunun için de ekonomi başlığı çok önemli. Afrika’nın aslında çok zengin olduğunu, çok ciddi kaynaklara sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve orada da ciddi yatırım fırsatları bulunduğuna, Türk iş aleminin orada muhakkak pozisyon alması gerektiğine inanıyoruz. Onlara da bu fırsatlar için yardım etmeyi, danışmanlık yapıp yol göstermeyi bir borç biliyoruz” dedi.

 

“ÖRTÜLÜ BİR SÖMÜRÜ DÜZENİ VAR”

 

Türkiye’nin samimiyetini Afrikalılar’a ispatladığını dile getiren Güntekin, “Bizde bir hekim yardıma geldiğinde, sağlık organizasyonuna katıldığında, ya da bir vatandaş kurban bağışladığında, yetim bağışına destek verdiğinde hiçbir şekilde beklentisi olmadan yapıyor. Bizim yaptığımız yardımların hiçbir şekilde maddi bir geri dönüşü yok. Ama öte yandan da bir sömürü düzeni var. Sözümona modern Batı tarafından yapılan, şimdi de Çin ve Hindistan başka aktörler olarak devreye girdiler. Örtülü bir sömürü devam ediyor. 1963’te birçok Afrika ülkesi bağımsızlığına kavuştu ama yeterli değil. Şu anda hala Fronkofon ülkelerin parasını Fransa basıyor. Nerdeyse 15 ülke, yani yılda 500 milyar dolar Fransa’ya akıyor hala. Afrika için henüz tam bağımsız diyemeyiz. Gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var” görüşlerine yer verdi.

 

KALICI ÇÖZÜMLER, GELİŞEN AFRİKA

 

Bilgehan Güntekin, TADD’ın Afrika’daki temiz su ihtiyacı, sağlık, eğitim ve ekonomi konularındaki faaliyet alanlarını şöyle değerlendirdi;

“Afrika’ya gittiğiniz zaman temiz suya ulaşım büyük problem. Belki Sahra Altında yaşayan 800 milyona yakın insan temiz ve içilebilir suya ulaşamıyor. Ulaşanlar da  büyük zorluklar yaşıyor. Gittik gördük, maalesef 3 saat 5 saat gidip gelen. Bir evde 5 çocuk varsa 2’sinin görevi sadece su getirip götürmek. Maalesef bu suların kalitesi de sıkıntılı. Biz kurulduğumuz günden beri su projelerine çok önem verdik. Hamdolsun bugüne kadar da 450’nin üzerinde su projesi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Durmadan su kuyuları açmaya ve başkaları tarafından yapılmış ama çalışmayan su kuyularını tamir etmeye devam ediyoruz. 

Afrika’nın kalkınması için en önemli iki başlık eğitim ve ekonomi. Ekonomi için konuştuklarımıza şunu ekleyeyim; Bizim iş adamlarımız gittiği zaman kalkınma ile ilgili olarak. Hem oraya yatırım götürecekler, hem iş yapma kültürümüzü götürecekler, hem de oradaki insanlara bir anlamda öncülük ve önderlik edecekler, o insanlar kalkınmayı bir model olarak görecekler. En önemlisi tabii ki eğitilmiş insan. Belki şu an Türkiye’de 50 binin üzerinde okuyan Afrikalı öğrenci var. Lise düzeyinden doktora düzeyine. Memnuniyetle söylüyorum şu anda üniversitelerimizde öğretim üyeleri var ders anlatıyorlar. Biz bu kardeşlerimize de kurulduğumuz günden beri destek oluyoruz. En önemli faaliyetlerimizden biri, burs veriyoruz, konaklama imkanları, ikamet problemlerinde yanlarında oluyoruz. Onlarla bursa dönemlerinde, eğitim dönemlerinde ‘TADD’lı Sohbetler’ adı altında toplantılar düzenliyoruz. Bu toplantılarda ülkemizin iş adamı, yönetici, bürokrat, yazar çağırıp tanıştırıyoruz, tecrübe paylaşımında bulunmalarını sağlıyoruz. Ülkemizin turistik yerlerini gezdiriyoruz. Onlarla hayatı paylaşıyoruz. Ve onları hayata ve Afrika’ya hazırlamak için, geleceğin büyük ve güçlü Afrikası için elimizden geleni yapıyoruz.”